Hoşgeldiniz ( Giriş Yap | Kayıt Ol )

Ana Sayfa
Forum
Galeri

Collapse

Giriş Yap

Kullanıcı Adı:
Şifre:

Collapse

Forum İstatistikleri

9 kullanıcı son 15 dakikadır aktif durumda
Active Users 6 misafir, 3 üye, 0 gizli üye Listeleme şekli: Son Tıklama, Üye Adı
Forum İstatistikleri
Board Stats 1,939 kayıtlı üye bulunan forumumuzda toplam 27,834 ileti gönderildi.
Aramıza en son katılan üyemiz: fedaisen
En çok 227 kullanıcı Nov 15 2007, 10:19 AM tarihinde sitemizi ziyaret etti

Collapse

Yeni Kaydolanlar

Kullanıcı Adı Katıldı
fedaisen Dün, 10:48 PM
Onur Dün, 09:17 PM
0_zone Dün, 09:02 PM
bullet Dün, 04:52 PM
sercan Dün, 12:07 PM

Collapse

Takvim

  PPS&PCC
» 1 2 3
» 4 5 6 7 8 9 10
» 11 12 13 14 15 16 17
» 18 19 20 21 22 23 24
» 25 26 27 28 29 30 31

Collapse

Fritz Von Opelin, Rak 2 Ile Dünya Rekorunun 80.yıldönümü

Gönderen:  yalchınALACA @ May 7 2008, 05:52 PM

Roket çağı , 23 Mayıs 1928’de, Berlin’in AVUS yarış pistinde,3000 davetlinin gözleri önünde başladı. O gün; Fritz van Opel; yere tutunmasını sağlamak için iki muazzam kanatla donatılmış olan puro biçimindeki siyah parlak yarış aracı; roket tahrikli RAK 2 ile arkasında uzun bir ateş ve duman bulutu bırakarak saatte tahmini 238 km’ye ulaştı ve hız rekoru kırdı.

Opel Motor Car Company’nin kurucusu Adam Opel’in torunu olan Von Opel ile ortakları Friedrich Sander ve Max Valier ,RAK 2 de ileri fırlamayı gerçekleştirmek için , 120 kg patlayıcı ile paketlenmiş 24 adet katı yakıtlı roket kullandılar. Von Opel,gaz pedalına her bastığında 2 roketi ateşleyerek aracın gücünü; maksimum güce ve dünya rekoruna ulaşana kadar arttırdı.

Von Opel araçtan indiğinde hislerini “Düşünmeyi bıraktım.Arkamda kontrol edilemez şekilde kabaran güçlerle ,sadece içgüdülerimle hareket ediyordum” şeklinde ifade etti.

Von Opel, adrenalin hala damarlarında dolaşırken hemen son hedefini ilan etti: Roket güdümlü bir uçak ile uçmak istiyordu.Kalabalığa “Gelin, ilk uzay gemisinin dünyanın etrafında güneşten daha hızlı dönebileceği günü bizimle birlikte hayal edin” diye seslendi.

Bir yıldan biraz fazla bir sure sonra, 30 Eylül 1929’da Von Opel, roket güdümlü bir uçak ile uçan ilk insan olarak bu hayalin küçük bir kısmını gerçekleştirdi.

“Uzaya Doğru İlerleyiş”
Rüya, bir gökbilimci, test pilotu ve ‘Uzaya Doğru İlerleyiş’in yazarı olan Max Valier’in 1927 yılında roket motoru araştırmalarına destek ararken Von Opel’e yaklaşması ile başladı. Von Opel ,yarış otomobili sürücüsü ve bir pilot olarak; roket teknolojisindeki potansiyeli görmesinin yanısıra bunun ailesinin şirketine sağlayacağı reklam değerini de farketti. Bu aşamadan sonra bir Alman kasabası olan Rüsselsheim’daki Opel fabrikası, özel olarak üretlen bir test platformunda yeni yöntem tahrik güçleri ve çeşitli roket tiplerinin itme güçlerinin ölçümü üzerinde araştırmalar yapmaya başladı.Mühendis ve roket tasarımcısı olan Sander onlara son teknoloji ürünü olan roketler verdi. .Sander zaten, denizcilikle ilgili kurtarma operasyonlarında kullanılan roketleri üreterek ünlenmişti. Füzeleri zor durumdaki gemilere halat fırlatmakta kullanılıyordu.

1928 baharında, şirket RAK1 isimli roket güdümlü ilk otomobili sundu. Etkinlik 11Nisan da, firmanın aynı zamanda Almanya’daki ilk sabit yarış ve deneme pisti olan Rüsselsheim’daki kendi pistinde gerçekleştirildi. RAK 1 sadece 8 saniye içinde saatte 100 km hıza ulaştı. Deneme sürüşü yeni bir teknolojik zafer olarak tanımlandı; gazete makaleleri geleceğe dair coşku ve heves doluydu. ..Amerika’ya güvenilir uçuş ve uzay gemisi geliştirme fantazileri artık bir olasılık gibi görünmeye başlamıştı.

“Bir mahalleyi havaya uçurmaya yetecek 120 kilo patlayıcının üzerinde oturmak… ”
Opel firmasının yarış pistinin 140 km/saat üzerindeki hızlar için uygun olmaması sebebi ile, Fritz Von Opel, teknoljik ve aerodinamik olarak yeniden tasarlanmış olan RAK 2 ile yapacağı rekor denemesi için Berlin’deki yüksek hızlara uygun olan AVUS pistini seçti.

AVUS pisti Opel’in yenilikçi tahrik sistemini halka sergilemek için üstün profilde bir mekan görevi üstlendi. Gösteri sanatları, spor , bilim ve politika alanlarından 3000 davetli testi beklemek üzere biraraya gelmişlerdi. Film yıldızı Lilian Harvey ve boks idolü Max Schmeling de seyircilerin arasındaki ünlü kişilerden sadece ikisiydi.

Uçuş Bilimsel Topluluğu Başkanı Johann Schütte izleyicilere, Valier’in emeklerini onurlandıran konuşmasını yaparken araç hala kanvas bir tente ile gizlenmekte idi.

Daha sonra RAK 2 nin örtüsü açıldı ve roketleri monte etmek ve ateşleme kablolarını bağlamak üzere, itilerek başlama çizgisine kadar getirildi. İzleyiciler roket otomobile huşu içinde bakıyorlardı; Opel 10/40 PS ten ödünç alınan şasi üzerine monte edilen ince, siyah bir gövde. Hesaplanan kaldırma gücünü kompanse etmek ve istenmeyen bir havalanmadan kaçınmak için; iki geniş kanatla donatılmıştı. RAK 2; özel olarak geliştirilmiş , pedal ile aktive edilen bir elektrikli sistemle ateşlenen ve 6000 kg itme gücü üreten 24 adet roketin gücü ile saate 200 km’nin üzerinde bir hıza ulaşacak şekilde tasarlanmıştı , ancak kimse onun tam olarak ne kadar hızlı gidebileceğini bilmiyordu.

29 yaşındaki Von Opel , üzerinde bir pilot ceketi, gözlerinde pilot gözlükleri ve beyninde tedirgin edici düşünceler ile direksiyona oturdu. Bu düşünceleri daha sonra “120 kilo patlayıcının üzerinde oturmak– bütün bir mahalleyi havaya uçurmaya yetecek kadar” şeklinde ifade etmişti.

“Arkamda kontrol edilemez şekilde köpüren güçler”
Son aşamada Von Opel’in yanında sadece efsanevi Opel yarış pilotu Carl Jörns , Valier ve roket üreticisi Sander kalmışlardı. Von Opel daha sonra bu an ile ilgili olarak ‘Sander elimi sıktı. Bu resmiyet neden? diye düşündüm ” diyecekti.

Sebebini kısa bir süre sonra anladı.

“Ateşleme pedalına bastım ve roketler arkamda kükreyerek beni ileri doğru fırlattılar.Bu bana özgürlük hissi verdi. Pedala bir daha bastım, sonra bir daha ..beni bir tutku gibi kavramıştı.Pedala 4.kez bastım.çevremdeki herşey kaybolmuştu. Artık tüm gördüğüm . önümde bir kurdele gibi uzanan pistten ibaretti. Hızlı bir şekilde pedala 4 defa daha bastım. Şimdi 8 roket üzerinde gidiyordum. İvmelenme acele etmemi sağladı. Düşünmeyi bıraktım. Arkamda kontrol edilemez şekilde kabaran güçlerle ,sadece içgüdülerimle hareket ediyordum.”

Testin sonuna doğru ;olağanüstü hız; aracın ön ucunun yerden ayrılmasına sebep oldu. Kanatlar yeterli negatif güç için düzenlenmemişti. Aracın rotasında kalmasını sağlayarak bir felaketi önleyen tek şey tecrübeli pilotun hızlı tepkisi olmuştu.

3 dakikadan daha kısa bir sürede gösteri tamamlanmıştı. Haberler dünyaya yayılırken Von Opel ve roket otomobili bir gün içinde sansasyon olmuştu; Rekor sürüşünde maksimum hız, saatte 238 km.

Beyaz perdenin yıldızı Lilian Harvey bir gazeteciye beyanat verdi: “Fritz Van Opel ile birlikte roket otomobile binmek istiyorum. Amerikan sessiz sinema yıldızı Jackie Coogan RAK 2’nin içinde otururken karelendi.

“Das Motorrad” Dergisi (Motorsiklet) ‘Kimse yeni bir çağa girdiğimiz gerçeğinden kaçamaz . Roket motorlu Opel otomobili uzayın fethine yönelik ilk uygulama adımıdır” diye yazdı.

“Roket Fritz” bir kahraman haline geldi. Ancak önünde yeni mücadeleler vardı. Bir ay sonra, Haziran 1928’de takım,Celle-Burgwedel yakınında özel olarak kapatılmış bir test alanında RAK 3’ün insansız testinde ray üzerinde hız ile ilgili yeni bir rekor kırdı.

Birkaç hafta sonra , RAK 4 ,rekor kırma girişiminde büyük bir patlama sonucu yokoldu. Bu denemeyi roket güdümlü motorsikletler ile yapılan başka testler takip etti. Ancak bu testler de hükümet tarafından çok tehlikeli olduğu gerekçesi ile durduruldu.

Başarının yolu güçlü tahriğe dayanabilecek bir uçak bulmaktan geçiyordu.

Takım zaman baskısı altındaydı. Dünya üzerinde başkalarının da uzay uçuşları ile ilgili hayalleri vardı. Amerikalı Robert Goddard iki yıl once, 1926 da Halası Effie’nin çiftliğinde sıvı yakıtlı bir roketin tanıtımını yapmıştı.

11 Haziran 1928 de, von Opel’in roket tahrikli otomobili ile rekor kırmasından sadece birkaç hafta sonra yoldaş Alman Friedrich Stamer roket itmeli bir planör uçurmuştu.

Bu gelişime Opel Motorlu Araçlar Şirketi tarafından mali destek sağlanmış ve roketler Sander tarafından temin edilmişti. Opel yer araçlarında olduğu gibi, bir itme roketi planörü rampadan aşağıya doğru hızlandırdı. Bu sırada ikinci bir destek roket,planörün havada kalmasını sağlıyordu.

Grup , pilotun yardımsız havalanmasına imkan tanıyacak , onu gerçek bir jet yapacak planörler üretmek için bir yöntem geliştirmeyi ümit ediyordu. Bu dönemde , havalanmak için en güvenli yol çekici bir uçak ya da 8 kişi tarafından çekilen lastik bant ve raylı bir fırlatıcı kullanmaktı.

İki uçuş girişiminden sonra, Stamer sonunda başarılı bir uçuş gerçekleştirdi. Ancak bir fırlatıcı yardımıyla... Planör 70 saniyede yaklaşık 1,5 km uçtu. İkinci uçuşta birinci motor infilak ederek uçakta yangina sebep oldu. Stamer yere sağ salim inmeyi başardı. Ancak tekrar deneme yapmaktan vazgeçti.

Von Opel ve Sander artık bir planör değil, bir uçak uçurmaya karar verdiler. Problem,roketin fırlatmasına dayanacak kadar dirençli ve emniyetli bir uçak bulmaktaydı. Kendi uçaklarını tasarlamayı denediler. Ancak başarılı olamadılar. Denedikleri benzer başka uçaklarda da hayal kırıklığına uğradılar.

Sonunda Julius Hatry adında bir kişi ile ortaklık yapmaya karar verdiler.

2000 yılında kendisi ile yapılan bir röpörtajda Julius Hatry ,”1927 den 1929’ a kadar roket yakıtlı uçak modelleri üzerinde çalıştım. Bu modelleri başarılı bir şekilde uçurdum. Ve insanlı bir uçak yapmaya karar verdim” dedi. Başlangıçta Julius Hatry Von Opel den takıma katılması için gelen teklifi reddetmişti. Ancak otomobil sektörünün patronlarının uçaklarından birini modifiye etmek üzere pazarlık yapmaya hazır olduğunu anladığında insafa geldi.

10 Eylül 1929’da Russelsheim’ın hemen dışındaki bir av sahasında , Von Opel, Hatry ve Sander bir avuç seçilmiş izleyici ve New York Times’tan bir fotoğrafçının önünde ilk denemelerini gerçekleştirdiler.Havacılar Hatry’nın özel üretilmiş uçaklarından birini arka kısıma 100 silindirlik roketler koyarak donatmışlardı. Her silindirde 90 kg patlayıcı bulunuyordu.

Muazzam bir başarısızlıktı. Uçak yerden bile havalanamadı ve yandı. Problemin ilk fırlatmada olduğunu anladılar.

Aynı gün ikinci girişimde , grup lastik bantlı standart bir fırlatıcı kullandı. Havalanır havalanmaz , yerden sadece tahminen 1 ya da 2 metre yükseklikte , von Opel roketleri ateşledi ve 1400 metre uçtu.

New York Times fotoğrafı 6 Ekim tarihli ilavesinde yayınladı. Ancak bu dönemdeki gerçek havacılara gore gerçek bir yardımsız roket fırlatması gerçekleşmedikçe bir jet uçurmakta başarılı olunduğu söylenemezdi.

Bir kaç düzenlemeden sonra, 17 Eylül 1929’da kokpitte Hatry ile gizli bir deneme daha yaptılar. Bu kez işe yaradı. Hatry yerden yaklaşık 25 metre yükseklikte, birlikte 700 kilogram itme gücü üreten .iki adet fırlatma roketi yardımıyla yaklaşık 500 metre kadar uçtu Bu von Opel açısından medyaya duyurmak ve yeni bir halka açık etkinlik düzenlemek için yeterliydi.

30 Eylül 1929 da, Frankfurt’un Rebstock havaalanında büyük bir kalabalığın önünde ve Fransız film yapımcılarının da hazır bulunduğu etkinlikte , takım Hatry’nın uçağına 16 roket monte etti. Fırlatma roketlerini manuel olarak tek tek ateşlediler. Ancak roketler geç ateşlendiği için von Opel’in havalanmak için ihtiyacı olan kaldırma gücünü temin edemediler.Fırlatma roketleri ikinci seferde de doğru zamanda ateşlenemediler.

Sander üçüncü bir denemeyi hesaba katmamıştı. Geriye sadece herbiri 24 saniye yanma süresine ve 24 kilogram fırlatma gücüne sahip olan 11 adet roketi kalmıştı. 3.kez denemekten kaçınıyordu. Ancak von Opel ısrar etti.

Sander ve Hatry’nin sonunda uzlaşmasıyla, von Opel tekrar uçağa tırmandı. Bu kez başlangıç iyi gitti. Uçak sadece roket gücü ile fırlatıldı ve yerden yaklaşık 25 metre yükseklikte ,tahminen saatte 150 km hızla 80 saniye sure ile uçtu.

Roket çağı başlamıştı.

“İşadamlarını Atlantiği roket uçaklarla geçerken görmeyi hayal ediyordu.”
Altı roket ateşlemede başarısız oldu. Ve yakıtı çabuk tükenerek von Opel’i acil iniş yapmaya zorladı.Hiç kimse zarar görmedi. Uçak hasar görmüştü ancak bu von Opel ve takımı için sorun değildi.

Amerika da yayınlanan The New York Times ta yayınlanan bir makalede “İlk roket uçuşum! Savaşımdan sadece 10 dakika sonra, henüz keyfini kendim bile algılayamamışken, izlenimlerimi ve duygularımı öğrenmek istiyorsunuz” diye yazmıştı.

“Bu şekilde uçmak; sihirli birşey,sadece motorlardan saatte 800 km hızla fırlayan tutuşma gazlarından güç alarak.Bu gazların tüm gücünden ne zaman yararlanabileceğiz? Ne zaman dünyanın çevresinde 5 saatte uçabileceğiz? Bunun zamanının geleceğini biliyorum.ve gelecekte dünyadaki tüm insanları biraraya getirecek dünya seyahati ile ilgili bir vizyona sahibim.

Bu yüzden zaman ve mekan mefhumu olmayan bir rüya gibi bu vizyona doğru koşuyorum. Neredeyse tamamen kendi kendine uçan bir makina.Kontrol düğmelerine dokunmaya çok ender olarak ihtiyaç duyuyorum. Sadece sınırsızlık duygusu ve bu ilk uçuşun sarhoş edici keyfini hissediyorum. ”

Üçlü , hemen bir sonraki uçakları ve bir sonraki uçuşlarının planlarını yaptılar.

Ancak, bir ay sonra dünya borsaları Almanya ve dünyayı bunalıma sürükleyen bir krize girdi.

Yine de Von Opel’in rüyası sona ermemişti. 24 Aralık 1929 da yayınlanan Bir New York Times makalesi Opel Motorlu Araçlar şirketinin başının Amerika’ya gelişinde gazetecilere ‘ iş adamlarını Roket uçaklarla atlantiği geçerken görmeyi hayal ettiğini’ söylediğini yazdı.



Yorumlar: 0 :: Yorumları Oku

Collapse

Opel Adana’da Çukurova Auto Show Fuarı’nda Yine Nefesleri Kesti...!

Gönderen:  yalchınALACA @ Mar 4 2008, 04:21 PM

Opel bu sene 4-9 Mart 2007 tarihleri arasında Adana'da düzenlenen Çukurova Auto Show Fuarı'nda 2007 yılının Ekim ayında pazara sunulan Yeni Astra Sedan, ailelere yönelik işlevselliğin ön planda tutulduğu Zafira, geçtiğimiz yılın başında makyajlanan Yeni Astra HB, segmentine yepyeni bir soluk getiren Yeni Corsa, kalite ve konforuyla göz dolduran Vectra ve hem iş hem de tatil günlerinizin vazgeçilmezi Combo Panelvan Opel standında ziyaretçilerini bekliyor.

Opel'in Yeni Lideri; Astra Sedan onunla ilk tanışan ilk siz olun!

2007 yılının Ekim ayında pazara sunulan Yeni Astra Sedan otomobil severlerin sabırsız bekleyişlerine son verecek özelliklere sahip.

Opel Astra Sedan'a yandan baktığımızda ilk olarak dikkatimizi Astra'nın güçlü ve yalın karakteri ve dinamizmi çekiyor. Arkaya doğru yükselen aerodinamik tavan çizgisi, Astra'nın dinamik yapısını daha da belirginleştiriyor. Tam 2703 mm uzun dingil mesafesi ilk göze çarpan tasarım detayından biri. ve iç mekan genişliği hakkında da ipuçları veriyor. Büyük ve karakteristik çamurluklar, tekerlekleri ön plana çıkarıyor. Arka kapıların geniş ve etkileyici bir kemerle C direkleriyle birleşmesi, araca binmeyi ve araçtan inmeyi kolaylaştırıyor..Koruma çıtaları güzel bir dekorasyon öğesi olarak dikkat çekiyor ve arka ve ön tamponlarla bütünlük sağlıyor. Arka görünümde ise, yeni Astra Sedan?ın farklı ve güçlü duruşu ilk farkedilen özellik oluyor. Ön tasarımdaki uyum ve bütünlük aynı şekilde arka görünüme de yansıtılmış. V temalı tasarım özelliği ve karakteriktik tasarım çizgisi bagaj kapağında ve arka tampon üzerinde de devam ediyor. Kavisli panoramik geniş arka cam arka tasarımda diğer dikkat çeken özellikler arasında yerini alıyor.

İç tasarımda ise ön bölümde Astra'nın tüm karakteristik özelliklerini yansıtan tasarım öğelerinin aynen Sedan içinde korunduğunu görebiliyoruz. Dış tasarımdan iç tasarıma uzanan dinamik V temalı orta konsol çizgisi, Cosmo modelinde sunulan piyano lake orta konsol ve ergonomik kontrol düğmeleri bunlardan bazılarıdır. 4.587mm uzunluğu ile segmentinin en uzun aracı Yeni Astra Sedan geniş iç hacim ve 490 litrelik bir bagaj kapasitesiyle, Astra modellerinin sunduğu göz alıcı tasarım, dinamizim ve heyecan verici sürüş özelliklerini Sedan konforu ile birleştiriyor.

Otomobillerinde spor görünüm arayan aynı zamanda şık, güvenilir bir otomobil almak isteyen, bunların yanısıra kaliteye önem veren ve teknolojiyi yakından takip edenlere yönelik olarak tasarlanan Yeni Opel Astra Sedan 1.6 115 HP ve 1.3 CDTi motor ve Essentia, Enjoy ve Cosmo trimleri ile sunuluyor Astra Sedan?ın 1.6 115 HP'lik modellerinde Easytronic® şanzıman seçeneği ile birlikte standart olarak ESP Plus, Yokuşta Kalkış Desteği ve Spor Sürüş modu ile sunuluyor.

Güvenliğe ise her zaman olduğu önem verilmiş. Astra Sedan'ın baz modelinde IDS şasi, ABS, Fren Destek Sistemi, sürücü, yolcu ve yan havayastıkları, aktif gergili emniyet kemeri, çocuk kilidi, kapı içi çelik koruma barları ve immobilizer standart olarak sunuluyor.

Elektro hidrolik direksiyon, 4 yönlü sürücü ve yolcu koltuğu, 60/40 katlanır arka koltuklar, elektrik kumandalı ısıtmalı yan aynalar, CD30 Radyo / CD çalar, elektrikli ön camlar, dijital bilgi ekranı, uzaktan kumandalı merkezi kilit ve kliması baz modelinde standart olarak sunulmaktadır ve bu da bize Opel Astra Sedan'da konfor ve fonksiyonellikten de ödün verilmediğini gösteriyor.

Yeni Astra: Başarılı Modelin Yenilenmiş Yüzü

Yeni motor seçeneği ile düşük yakıt tüketimi ile daha fazla güç, Dinamik görünümü vurgulanmış yeni tasarımı, kişiselleştirmeye yönelik yeni donanım seçenekleri ve yeni şasi elektroniği ile daha da güvenli Çekici denge desteği ile Yeni Astra Çukurova Auto Show Fuarı?nda Opel standındaki yerini alıyor.

Yeni Astra 1.6 (180Hp), 1.6 (115Hp), 1.4 (90Hp), 2.0 (240Hp) benzinli, 1.3 CDTi (90Hp) ve 1.9 CDTi (150 Hp) dizel motor seçenekleri ile sunulacaktır. 1.3 CDTi (90Hp) dizel motorlarda hem manuel hem de Easytronic şanzıman 1.9 CDTi (150Hp) dizel motorlarda manuel şanzıman, seçenekleri ile, Essentia, Enjoy, Sport, Cosmo ve OPC donanımlarıyla Türkiye pazarındaki yerini alıyor.

Marka ve Model kimliğini daha güçlü vurgulayan tasarımı ile Yeni Astra, daha da heyecan verici ve sportif görünümü ile rekabette öne çıkmakta .Hava girişlerinin üzerinde keskin bir biçimde çekilen ?kaşa? benzeyen entegre organik unsurlar, gelecekteki Opel modelleri için taslak görevini görmektedir. Bu tasarlanmış özelliklerinin de üzerinde, Astra'nın tamponu dinamik V-temalı ön görünümüne entegre edilmektedir.

Önden bakıldığında ön ızgara kendine güvenen görünüme de katkı yapmaktadır. Bu izlenim, beş-kapılı ve station-wagon modellerinde entegre Opel logosunu taşıyan genişletilmiş krom kaplamalı üst çapraz çubukla geliştirilmiştir. Belirgin dekoratif elemanlar kaput ile aradaki boşluğu azaltmakta, kaputun karakteristik çizgisine uymakta ve yine krom kaplamalı olan radyatör ızgarasının kanatlarına doğru devam etmektedir.

Şık krom görünümlü far yuvaları da, ilave bir kalite duygusunu taşımaktadır. Ayrıca Sport modellerinde koyulaştırılmış ön farlar ve arka lambalar Astra?nın sportif görünümünü güçlendirmektedir.

Yenilenen Astra'nın diğer özellikleri arasında, çarpışmaya karşı entegre koruma çubuklarına sahip ön tampon (beş-kapılı ve station wagon modelleri) ile Astra station wagon?un alüminyum görünümlü akıcı ve pratik tavan rayları yer almaktadır. Astra GTC ise sportif tasarımını daha da vurgulayan bal-peteği ızgarası ile daha da çekici bir görünüme kavuşmuştur.

Panoramik ön cam, sınıfında rakipsiz olan Astra bileşenlerinin en iyi örneklerinden biri olma özelliğini korumaktadır. Bir seri üretim otomobilinde ilk kez olmak üzere, Astra GTC daha önce görülmemiş bir görüş alanı sunmaktadır. Yaklaşık 1.8 metrekarelik cam panel, kaputun ucundan başlayarak ön yolcuların başlarının üzerinden tavanın ortasına kadar uzanmaktadır. Çağdaş cam tavan tasarımlarından farklı olarak, görüntüyü engelleyecek çapraz hiçbir çubuk yoktur ve sürücü ile ön ve arka yolculara, bir spor uçaktakine benzer bir biçimde, sınırsız bir görüş alanı sunmaktadır. Bu özellik, gece veya gündüz yolculuklarında, seyahati özel bir deneyime dönüştürmektedir.

Heyecan Heyecan Verici ve Dinamik: Yepyeni Opel Corsa

Sportif ve atletik hatlarla etkileyici tasarımı, üstün yol tutuşu ve sürüş konforu için yeni geliştirilmiş bir şasisi, geniş iç hacmi ve çarpıcı iç mekan tasarımı ile Yeni Corsa eğlencenin ve hayattan zevk almanın yeni yolu olarak sınıfına yeni bir soluk getirecek. Çok amaçlı bir otomobil olarak Yeni Corsa, hem eğlence hem spor hem de aile otomobili olarak ihtiyaçlara cevap veren performansı kullanıcısına sunuyor.

3 kapı ve 5 kapı gövde seçenekleriyle sunulan Yeni Corsa Halojen AFL, Panorama Sunroof, Flex-Fix® entegre taşıyıcı sistemi, kişisel ayarlar, çift katlı değişken bagaj gibi akıllı özellikleri ve tamamen yeni iç mekan tasarımı ile sınıfından beklentileri yükseltiyor.

Yeni Corsa'nın malzeme kalitesi ve yeni akıllı özelliklere sahip şık iç mekan tasarımı sıcak, davetkar ve aynı zamanda kesinlikle üst sınıf bir atmosfer yaratmaktadır. Havalandırma kontrolü, radyo ve aydınlatma amaçlı kumanda düğmeleri arkadan ışıklandırmalıdır. Orta konsolda direksiyon simidinde ve havalandırma kanallaının üzerinde kullanılan yüzeyler, bunlardan özellikle Cosmo ile sunulan piyano lakesi, üst sınıf kaliteyi yansıtmaktadır. Akıllıca tasarlanmış çok sayıdaki geniş ve küçük saklama bölmesi, her türlü malzemenin saklanması amacıyla geniş alanlar sunmaktadır.

Yeni Corsa Türkiye pazarına, hepsi ECOTEC teknolojisine sahip iki benzinli 1.2lt 80hp ve 1.4lt 90hp ve iki common-rail turbo-dizel 1.3 cdti 75hp (5 ileri) ve 90hp (6 ileri) motorla sunuluyor. Düşük yakıt tüketimi, modern Opel dizel motorlarının standart özelliği haline gelmiştir.

Dizel motorlarla sunulan beş- ve altı-ileri şanzımanlar ile 1.2 benzinli motorla sunulan Easytronic şanzımana ek olarak, 1.4 benzinli motor manuel şanzımanın yanı sıra dört-vitesli otomatik şanzımanla da mevcuttur.

Hem Essentia versiyonu ve hem de Enjoy, Sport veya Cosmo modelleri ile Corsa serisi her zevke uygun mükemmel bir kombinasyonu otomobil severlere sunmaktadır.

Corsa çok amaçlı bir otomobil olup hem eğlence ve hem de spor veya aile otomobili olarak her zaman üstün bir performans göstermektedir. Akıllı yenilikleri sayesinde, kullanıcılarının ulaşım ve konfor gereksinimlerine diğer araçların çoğuna göre çok daha iyi biçimde adapte olarak bu gereksinimleri karşılamaktadır. Bu yeniliklerden biri, opsiyonel olarak sunulan yepyeni esnek entegre arka taşıyıcı sistem ''Flex-Fix''tir. Arka tamponun içerisine hemen hemen görünmeyecek bir biçimde saklanmakta, gerektiğinde kolaylıkla dışarı çıkarılabilmekte ve iki adede kadar bisiklet taşıyabilmektedir.

Dinamik teknoloji ve üstün sürüş kontrollü; Vectra Ailesi...

Vectra. Kontrolü ele alın.


Etkileyici dinamizim ve üstün performansın ip uçlarını veren tasarımı ve kendinden emin duruşuyla Vectra?da size yönelen bakışların keyfini çıkarabilirsiniz. Gösterge panelinden konforlu koltuklarına, klima kontrolünden seyir sistemine kadar her detay kendinizi özel hissetmeniz için tasarlanmıştır.

Dinamik özelliklere sahip klasik stiliyle Opel Vectra NB her yönüyle özgüvenini hissettiren bir otomobildir.Hem iç hem de dış mekanda son derece şık bir tasarım ve çarpıcı bir stile sahip olan Vectra NB, 8 yönlü elektrikli ayarlanabilir ön koltuklar, hafızalı sürücü koltuğu, otomatik ya da elektronik iklim kontrollü kliması gibi özellikleriyle segmentinin en gelişmiş konfor donanımlarından birini sunmaktadır. Sürücü, yolcu, yan ve perde hava yastıkları, ESP Plus gibi en ileri güvenlik sistemlerine sahip olan Vectra?da , ileri teknoloji ürünü özellikler de dikkat çekmektedir. Sınıfının en gelişmiş far sistemi olan Sürüşe Duyarlı Ön Farlar (AFL) ve Sürekli Süspansiyon Kontrolüne Sahip IDS Plus Şasi Vectra?da sunulan çarpıcı özelliklerdendir.

Vectra Ailesinin diğer üyelerinden olan Vectra GTS, Etkileyici tasarımı ve kışkırtıcı performansı ile Vectra GTS, sedan bir otomobilden üstün performans bekleyenler için ideal bir otomobildir. Sportif tasarım özellikleri, konforlu iç mekanı ve sunduğu ileri teknoloji güvenlik özellikleriyle Vectra GTS sınıfındaki standartları yükseltmektedir.

Zafira. Esneklik hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.

Yerlerinizi alın, kemerlerinizi bağlayın ve Opel Zafira ile eğlenceye hazır olun. Yeni spor tasarımı, Flex7® koltuk sistemi, iç mekanda ekstra ferahlık ve geniş saklama alanları sağlayan panorama tavan tasarımıyla Opel Zafira, daha fazla eğlence, daha fazla heyecan ve maksimum esneklik sunuyor.

Yedi koltuklu Yeni Zafira sürücü-odaklı kokpiti, yüksek kaliteli ekipman ve aksesuarları ile trendleri tekrar belirliyor. Kompakt Van segmentinde ilk kez sunulan Sürekli süspansiyon kontrolüne sahip IDSPlus şasi ve bi-xenon farlar ile Sürüşe Duyarlı Ön far sistemi (AFL) gibi özellikleri ile Yeni zafira göz dolduruyor. 1.6 Twinport (105Hp) Essentia, Enjoy ve Cosmo, 1.9 CDTi (150Hp) Enjoy ve Cosmo, 1.8 (140Hp), 2.0 Turbo (200Hp) Cosmo motor seçenekleri ve donanım paketleri ile sunuluyor.

Çok yönlü ve işlevsel Combo Panel Van ve Combo City Plus...

Çok yönlü, işlevsel ve oldukça büyük miktarlardaki yükleri taşıyabilme kapasitesine sahip olan Combo modelleri, hem iş hem de aile yaşantısında sahibine ihtiyaç duyduğu gereksinimleri sağlamaktadır.

Çok yönlü kullanımı, 1.3 CDTI 70 hp ve 1.7 CDTI 100 hp Common Rail Turbo Dizel motor seçenekleriyle yüksek performansı, binek araç konforu ve çarpıcı yakıt ekonomisini ile Combo Panel Van ve City Plus hem ticari hem de binek kullanım için tasarlanmış gerçek birer ortaktır.

Güvenlik ve performans Opel markası için öncelikli özelliklerdir. Combo modellerinin tamamında tam boy sürücü hava yastığı, aktif gergili ön emniyet kemerleri, katlanabilir pedal sistemi ve kapı içi çelik koruma barları güvenliğinizi sağlar. Tüm bunların yanısıra, tüm Combo Panel Van ve City Plus modellerinde ABS standart olarak sunulmaktadır. Sürüş esnasında güvenliğiniz, Combo modellerinde standart olarak sunulan ve üstün yol tutuşu sağlayan DSA (Dynamic Safety Action) Sürüş Kontrol Sistemi ile sağlanır. Ayrıca Combo modellerinde gece sürüşlerinde güvenliği artırmak için daha net görüş sağlayan H7 far sistemi bulunmaktadır.


Yorumlar: 0 :: Yorumları Oku

Collapse

Opel Meriva Konsept: Esnekliğin Bir Sonraki Aşamaları

Gönderen:  yalchınALACA @ Feb 22 2008, 04:10 PM

*Dünya Galası: FlexDoors, mono-kabinleri daha rahat, çok-yönlü ve daha güvenli yapar.
*Tasarım: Pratiklikten hiç ödün vermeyen dinamik tasarım hatları.
*Yaşam-tarzı: Otomobilin arkasından çıkış stili.

Rüsselsheim. Dinamik model tasarımlı Meriva Concept ile, Opel 6 ? 16 Mart 2008 günleri arasında Cenevre?de Uluslararası Otomobil Fuarı?nda mono-kabin esnekliğinin bir sonraki aşamalarını sunar. Bu konsept otomobil; FlexDoors olarak adlandırılan otomobilin her iki yanında arkadan-menteşeli arka kapılar olması özelliğini üzerinde taşır. Ön kapılar, klasik olarak ön-menteşeleri ile tasarlanırken arka kapılar otomobilin arkasına doğru hafif bir yaylanma yaparak açılmaktadır. Özellikle aile yaşamına yönelik Meriva Concept?in diğer bir başka özelliği de ön ve arka kapıların birbirinden bağımsız açılabilmesidir. Piyasada şu anda bulunan arkadan-menteşeli kapılar, ancak yalnızca ön kapı açıldıktan sonra açılabilirler. Bu da pratik olma özelliklerini aşırı kısıtlar.

GM/Opel?in patentli FlexDoors inovasyonu, geniş-çaplı bir dizi avantajlar sunmaktadır:


Daha fazla fonksiyonellik: Araca giriş-çıkış daha rahattır. Çünkü arka kapılar, 90-derecelik bir açı ile açılır, standart otomobil kapılarından çok daha geniş bir aralık boşluğu oluşturur.

Yüksek tavan tasarım hattına teşekkürler? Arka yolcular, otomobilden iner binerken baş için daha fazla yer-boşluğu sunulmuştur. Otomobilin iç mekânına çok daha rahat giriş yapılabilir. Örneğin, ön koltuğun arkasına bavul konulması önemli derecede çok daha kolaydır.


Daha yüksek seviyede güvenlik: Arka koltuklarda çocukların güvenli bir şekilde durması da çok daha rahattır. Arkadan-menteşeli arka kapılar, otomobilden çıkış yapan çocukların kontrol edilmesini kolaylaştırır. Her iki kapının arasında oluşturulan ?güvenlik bölgesi [safety zone]?, onlar için dışarıya trafiğe adım atmalarını, klasik kapılar ile olduğundan çok daha zorlaştırır.


Daha fazla stil: Aracın arkasına giriş-çıkış, çok daha soğukkanlı ve aynı zamanda ihtişamlıdır. Ayrıca çok daha doğaldır.

FlexDoors?un pürüzsüz düzgün operasyonu, GM/Opel mühendisleri tarafından geliştirilen bir dizi patentli inovasyonlar ile de desteklenir. Özel bir güvenlik sistemi, yolcular için hiçbir risk bulunmadığı zaman, kapıların içeriden veya dışarıdan açılabilmesini garantiler. Meriva Concept, çocuklar için klasik mekanik sisteme destek veren otomatik elektronik bir kilit bulunması özelliğini de üzerinde taşır. Bu konsept otomobilin, yalnızca bağımsız açılış için değil, fakat aynı zamanda yandan-darbeye karşı güvenlik nedenlerinden dolayı da B-kolonları vardır.

Meriva Concept?in tasarımı; çok dinamik ve soğukkanlı model stili ile, tüm dikkatleri üzerinde toplayacak şekilde pratikliğin ve geniş hacmin, ferahlığın kombinasyonu ile ayrışır. Konsept otomobilin belirgin, fark yaratan pencere tasarım hattı, kavisli üst tavanı, tekerler arası iz genişliği mesafesinin gerçekten uzun olması ve etkileyici model tasarımlı karöseri yapısı, geleceğin Opel üretimi mono-kabinlerinden neler beklendiğinin en iyi göstergesidir.

General Motors Europe Tasarım Başkan Yardımcısı Mark Adams, bu konuda şunları diyor: ?Meriva Concept, mono-kabin segmentinde yeni ve cesur tasarım çözümleri üretmek için yeni Opel tasarım dilimizin nasıl uyarlanabileceğini en net ve açık bir şekilde göstermektedir. Özellikle tüm dikkatleri üzerinde toplayan unsur, B-kolonlarının hemen arkasındaki pencere tasarım çizgisinin dinamik ?dalga? vasıflı olmasıdır, bu da arka yolcular için mükemmel bir tüm-çevre manzarası sunar. Bu özellik, tasarımcıların dinamik ve eşsiz bir silüet yaratmalarına ve aracın arkasındaki çocuklar için iyi görüşe yol açar. Aracın karöserisi, aynı zamanda belirgin, fark yaratan ?kanat? gövde-yanı şekli ile gururlanmaktadır- ki bu GTC Coupé?nin ve Flexstreme?in de bir tasarım özelliğiydi. Arka bölüm elemanları ? özellikle arka ışıklar, Opel?in ilk kez yazın sunulacak yeni üst orta-boyut segmenti otomobili İnsignia?yı yansıtır. Mono-kabinin üst tavanı, aşağıya arkaya doğru nazik bir şekilde kavis yaparak, yine aracın dinamik karakterini ortaya koyar. General Motors Europe?un Baş Pazarlama otoritesi Alain Visser, bu konuda şu açıklamayı yaptı: ?FlexDoors konsept, mono-kabinlerimizin esnekliğinin mantıklı ve makûl bir şekilde zenginleştirilmesidir. ?Zafira?nın Flex® koltuk sistemi ve Meriva?nın FlexSpace konsepti ile, iç mekân esnekliğinde benzer öncü bir rol üstlendik.? Opel, mono-kabin tasarımları ile büyük başarısından keyif alıyor: 2007?de, yaklaşık 335,000 Zafira ve Meriva modelleri satışı yapıldı. Ve yeni Agila ile, mono-kabin uzmanı Opel, şimdi artık mini-araç segmentinde giriş-seviyesinde bir mono-kabin daha sunuyor. Bugün için satışı yapılan her beş Opel modelinden biri, mono-kabindir. Toplam pazarda ise, satışı yapılan her sekiz otomobilden bir tanesi yine mono-kabindir.

Yorumlar: 0 :: Yorumları Oku

Collapse

Yeni Zafira: Dinamizm Ve Çeşitliliğin Yeni Adı

Gönderen:  yalchınALACA @ Feb 2 2008, 01:58 PM


Üç yeni motor, daha fazla performans ve yakıt tasarrufu
Sportif tasarım ve iç mekan şıklığı
Eşsiz Flex7 koltuk sistemi

Yeni model serisi

Üç güçlü ve ekonomik motor, daha sportif görünüm ve fiyatına daha da değer katan yeni model çeşitlilikleri ile, ikinci kuşak Opel Zafira Şubat 2008?de pazara çıkıyor.

Yeni motor seçenekleri:
1. 1.6 ECOTEC motorlu 85 kW/115 hp benzinli
2. 1.9-litre 74 kW/100 hp dizel
3. 1.9-litre 88 kW/120 hp dizel , manuel ve active select otomatik şanzıman

Sportif tasarım vurguları ve geniş iç mekan, tamamen değiştirilebilen yedi koltuklu aracın belirgin güçlü görünümünü vurguluyor. Yeni Zafira?nın Flex7 koltuk sistemi aracın iç mekanını koltukları kaldırmadan birkaç saniyede değiştirmeye olanak kılan rakipsiz bir yenilik sunuyor . Bu tasarım 1999?dan beri Zafira?nın satışlarının artmasına yardım etti: yeni modelin piyasaya sürülmesiyle iki milyon Zafira?nın üretim hattından çıkması bekleniyor.

"Yeni Zafira tam anlamıyla doğru zamanda doğru üründür. Müşterilerin bizim en çok satan aracımızın fonksiyonelliğinden ve çok yönlülüğünden memnun olduğunu biliyoruz ve şimdi Zafira?ya daha sportif bir görünüm kazandırdık ve onu daha ekonomik motorlarla donattık. Bu Avrupa kompakt MPV sınıfındaki lider pozisyonunu korudu.?
GM Avrupa, Pazarlama Müdürü, Alain Visser

Yeni motor serisi ? daha düşük tüketimle daha fazla performans

Yeni genişletilen Zafira motor serisi üzerinde çalışırken Opel mühendislerinin en önemli ve üzerindeki durdukları strateji Performansı arttırmak idi.

Tüm bu çalışmalar paralelinde arttırılan yakıt ekonomisi aynı zamanda geçmişde kullanılan motorlara kıyasla daha az CO2 emisyonu salınımına olanak tanıyor. Bununla beraber, araç sahipleri daha yüksek sürüş performansının tadını çıkarırken aynı zamanda yakıt ekonomisi yapabiliyor.

1.6 ECOTEC: Her yönden gelişmiş

85 kW/115 hp li yeni 1.6 ECOTEC, daha fazla elastikiyet, akıcılık ve %10 daha fazla performans sağlar. Ayrıca daha az yakıt tüketimi ve CO2 emisyonu sunmaktadır: motor 100 km de ortalama yedi litre yakıt harcar bu da daha önceki motora kıyasla % 4.3 daha azdır. Tepe noktası 155 Nm olan (105 hp li 1.6 lık tan %3.3 daha yüksek) ve çok geniş rpm dizisi mevcut olan geliştirilmiş tork eğrisi özellikle fark edilir. Bu yeni motorla Zafira 13.4 saniyede 0 dan 100 km/h ye kadar hızlanır ve en yüksek hızı olan 185 km/h ye ulaşır.

Yeni dört valfli motorun güçlü özellikleri temelde eksantrik mil teknolojisine dayanır. Bu, sürüş durumuna uyan giriş ve egzoz milleri ile sürekli değişken valf zamanlama kontrolünü içerir. Her iki mil de kesintisiz ve birbirinden bağımsız şekilde zamanlamayı kontrol eden iki kompakt kanatlı tipli hidrolik vidalar tarafından gerçek zamanda motor yönetimi tarafından kontrol edilir. Bu giriş ve egzoz valf zamanlamalarına ve motorun cevabının daha kendiliğinden olmasını ve her bir güç ve performans gereksinimine daha iyi uymasını sağlar. Sürücü bu gereklilikleri hızlanma pedalı ve vites değişimi olarak tanımlar.

Opel mühendisleri akıllı ve aşırı verimli TWINPORT konseptini 115 hp, 1.6-litre motorda geliştirdi. Silindir başlığında her bir silindir için iki ayrı giriş portu var. Şimdiye kadar sabit ve sürekli yanmayı sağlamak için çoklu kapaklar gerektiyse de, yeni 1.6 ECOTEC bu kapaklar olmadan değiştirilebilir iki farklı uzunluktaki plastik giriş borusu ile çalışır. Mühendisler bunu optimize edilmiş eksantrik mille birleştirilmiş giriş port ayarı ile başardılar. Sonuçta sıkışmayan gaz alışverişi yakıt tasarrufunu arttırır.

Bu motor sınıfında ilk kez Opel 1.6 ECOTEC ünitesinde lazerle yapılmış silindir variller kullanır. Tam tanımlanmış, ufak kanallar özel üretim aşamasında yerleştirilmiştir ve mikro basınçlı bir boşluk sistemi işlevi görür. Bu daha az piston sürtünmesi ve aşınması aynı zamanda daha az yakıt ve benzin tüketimi sağlar. İleri teknoloji motorun diğer teknolojik özellikleri arasında harita ile kontrol edilen termostat ve entegre katalitik konvertörlü düşük çekimli egzozu içerir.

İki yeni 1.7 CDTI motoru dizel serisine katıldı...

Her iki yeni 1.7 CDTI motoruda da (81 kW/110 hp ve 92 kW/125 hp) altı ileri düz vites ve ? tüm Zafira diesellerdeki gibi- standard olarak bakım gerektirmeyen partikül filtresi ile birliktedir. Her iki 1.7 CDTI motorunun da ortak yakıt hatlı direk enjeksiyon ve belirtilen geliştirme, yüksek cevap verme özelliği ve örnek yakıt tasarrufu için dönüş kontrollü dört valfli teknoloji özelliği vardır. Her 100 km de ortalama 5.7 litre tüketimi ile, iki diesel ünitesi yerine geçtikleri 1.9 CDTI motorlarından çok daha ekonomiktir. Ve motor küçültme sayesinde 1.7 CDTI üniteleri 152 g CO2/km -1.9 litrelik motorlara kıyasla yaklaşık %5 Daha iyi- verirler.

İleri teknolojiye sahip olan bu motorlar aynı zamanda daha iyi sürüş performansı gösterirler: 0 dan 100 km/h ye ulaşmak yeni turbocharged 110 hp ünitesinde 13.4 saniye sürer ve 125 hp değişkende sadece 12.3 saniye sürer. 110 ve 125 hp motorlar için en yüksek hızlar 179 ve 189 km/h dir.

Zafira?nın ultra-modern turbo dizelleri şimdi 81 kW/110 hp li 1.7 CDTI den 110 kW/150 hp li 1.9 CDTI ye kadar uzanır. En güçlü dizel altı ileri düz vitesi ya da altı ileri otomatik vites ile sunulacaktır.. Altı ileri otomatik vites 120 hp 1.9-litre diesel motor seride kalır.

"Hem 1.6 ECOTEC gaz motoru hem de 1.7 CDTI ünitelerinden daha fazla çıkış olmasına rağmen, tüketim ve emisyonları azaltmayı başardık. Bu çevre ve sürücünün cebi için faydalıdır. Müşteriler daha küçük motor hacminden dolayı daha düşük motorlu araç vergisi öderler. Opel motorları sürüş keyfinin ve ekonomisinin güzelliklerini mükemmel şekilde birleştirir.?
GM Powertrain Ürün Mühendisliği Müdürü, Rita Forst

Altıdan ona: Bir CNG ve beş gaz ünitesi

Yeni Zafira?da 10 farklı motor seçeneği bulunmaktadır. Beş gaz ünitesi artı doğal gaz operasyonu için optimize edilmiş 1.6 CNG motoru vardır. Yeni 1.6 ECOTEC ten bir sonraki motor tüketim ve çıktıyı optimize etmek için iki ayarlanabilir eksantrik mil takılmış 103 kW/140 hp li yeni 1.8 ECOTEC tir. 1.8-litrelik ünitede beş ileri düz vites ya da otomatik düz Easytronic vites bulunur.

Doğrudan enjeksiyonlu 2.2 DIRECT ECOTEC alüminyum motor 110 kW/150 hp üretir ve altılı düz vitesle ya da opsiyonel dörtlü otomatik vitesle gelir. Altılı düz vitesli 2.0-litre turbo motor 147 kW/200 hp lik çıktıya sahiptir. Sportif çizginin en üstünde güçlü turbo motoru (177 kW/240 hp) sportif aracı sadece 7.8 saniyede 0?dan 100 km ye çıkaran hızlı OPC modeli bulunur. OPC değişkeninin 231 km/h lik en üst hızı onu dünyadaki en hızlı kompakt minibüs yapar.

Motor dizisi özellikle ekonomik ve çevre dostu olan 1.6 CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) ünitesi ile daha da arttırılır. Bu doğal gazla çalışan Zafira da standart koyar: 100 km de yaklaşık beş kg H gazı yakıt tüketimi ile yakıt masrafları büyük oranda azalır. Vergi ve sigorta seviyeleri 1.6-litrelik ECOTEC gaz ünitesi ile aynıdır. 69 kW/94 hp doğal gazla çalışan Zafira aynı zamanda çevreye uyumda da avantaj sağlar: bu tip itme dieselden %80 daha az nitrojen oksit üretir ve egzoz gazları nerdeyse hiç is partikülü taşımaz. Ortalama CO2 emisyonu sadece 138 g/km dir? kompakt minibüs segmentinde en yüksek değerdir. Altı yolcu ve sürücü ile Zafira 1.6 CNG ? 2008 ilkbaharından itibaren Opel ecoFLEX modeli de mevcut- sadece 20 g CO2/km &yolcu çıkarır.

Tüm Zafira motorları genel:



1) Transmisyonlar: standart, opsiyonel; AT=Otomatik, ET=Easytronic, MT=Düz, 4/5/6=Vites

Tüm veriler taslaktır. Sürüş performansı, yakıt tüketimi ve CO2 rakamları düz vitesli giriş seviyesi Zafira değişkeni için geçerlidir.

Dinamik görünüm:

Yeni Zafira kompakt van bir otomobile sportif görünüm kazandıran belirgin ön ve arka tasarım unsurları ile desteklenmiştir. Entegre Opel logosuyla kendine güvenen krom geniş ön kirişi kapak ucunu alır ve artık tamamen krom olan iki parçalı radyatör ızgarası kanatlarına çeker. Sis lambası girintileri çevresindeki belirgin çizgiler çamurluğa dinamik V stili verir; far yuvaları da krom görünümlüdür. Cesur ön kenarı ile Zafira Spor model çizgisinin yeni dinamik görünümü hakkında net bir fikir verir. Bundan doğan süpürgelik parlak tekerlek bombesinden geçip kenar pervazlara ve arka rüzgarlığa kadar gider. Diğer göze çarpan yeni özellik kırmızı arka lambalardaki 3 boyutlu hücrelerdir. Tasarım geliştirme arka krom kirişlere kadar gelen arka lambaların gümüş beyaz çizgisi ile tamamlanır.

Cilalı krom halkalı hava ve radyo kontrol unsurları ve gösterge paneli ve kapılar üzerindeki yeni dekoratif şerit iç mekana daha da şık bir görünüm verir. Cosmo versiyonun en önemli özelliği orta konsoldaki zarif ince vernik şeridi ve direksiyonun dekoratif dökümüdür. Navigasyon, CD, DVD ve MP3 fonksiyonları ile bilg ve eğlence sistemleri aynı zamanda iPod gibi dış audio aletler için girişlere sahiptir.

"Esneklik ikonumuza dinamik, lüks yeni bir yüz kazandırmak ve uygulama kalitesini geliştirmek istedik.?
GM Tasarım Avrupa, Genel Müdür Yardımcısı, Mark Adams

Esneklik ve çok yönlülük: saniyede dönüşüm

Yeni Zafira yol ticari marka değişken Flex7 koltuk sistemi ? rakipsiz yenilik- özelliğine sahiptir. Flex7 aracın iç mekanını koltukları kaldırmadan yedi koltuktan beşe, dörde, üçe ya da ikiye indirir ve aynı zamanda kendi segmentinin ötesinde esneklik standartlarına sahiptir. Beş koltuklu bir araç olarak 645-litrelik yük kapasitesiyle tüm yedi koltuklu kompakt minibüsleri geçer ve iki koltuklu durumda 1820 litrelik bagaj kapasitesi vardır.

Ön yolcu koltuğu, katlanır koltuk, koltuk yastığının altındaki saklama bölümü ve koltuk arkasındaki katlanır masa ile de sipariş edilebilir. FlexOrganizer sistem Zafira için opsiyonel olarak bulunur. Bu akıllı bagaj yönetimi sisteminin özelliği bagaj bölümünün her iki kenarına yerleştirilmiş yan parmaklıklardır. Aynı zamanda çeşitli bölme unsurları, saklama kutuları, ağ ve kancalar için farklı tutturma noktaları vardır böylelikle her tip yük güvenli ve düzgün şekilde taşınabilir. Pratik iç mekan düzeni için üst kısım boyunca uzayan üst konsol beş büyük çekilip açılan saklama bölmesi bulundurur. Bu özellik, dört renkli cam paneli ile dışardan bakınca aracın tasarımına daha zarif ve dinamik görüntü veren eşsiz panoramik cam ile birlikte sunulmaktadır. Çok fazla güneş olduğunda istenildiğinde elektrikli güneşlikler kapatılarak içeri rahatsız edici ışıkların girmesi engellenir.

Yenilik ve teknolojik mükemmellik: IDSPlus tan AFL ye Yeni Zafira aynı zamanda sınıfında tek olan yenilikçi teknolojik özellikler sunar. Bunların arasında elektronik Sürekli Süspansiyon Kontrol sistemine sahip IDSPlus şasi sistemi vardır. Bu entegre şasi kontrol sisteminde kontrol üniteleri ve ESPPlus, ABS ve CDC nin sensörleri sürekli veri alışverişinde bulunur ve bunun sonucunda da şasinin ince ayarı optimize edilir ve sürüş güvenliği ve rahatlığında eşsiz bir boyuta ulaşılır. Yeni baskının daha da gelişmiş Römork Denge Kontrol Sistemi diğer markalara bakıldığında bir sürüş özelliği olmaktan çok uzaktadır. Karmaşık sistem araç römork kombinasyonunda gezme hareketlerini izler. Bu hareketler ayarlanmış fren uygulamasıyla kontrol elektroniği tarafından sabitlenir. Zafira daki bir diğer yenilikçi özellik, Opel?in Zafira ile kompakt van segmentine getirdiği dinamik AFL çift- xenon far sistemidir. Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Akıllı Anahtar sistemi ve navigasyon, CD, DVD ve MP3 fonksiyonlarını içeren yüksek kalite bilgi ve eğlence sistemleri Zafira?nın konfor özelliklerini tamamlar.

"Opel markasının temel karakteristiği yenilikçi ve kullanışlı teknolojik özelliklerini geniş bir müşteri tabanına sunmamızdır. Biz buna yüksek teknolojinin demokratikleşmesi diyoruz. Markamızın tarihi boyunca buna birçok etkileyici örnek olmuştur ve yeni Zafira bir istisna değildir.?
William Mott, Marketing Manager Europe ? Compact Cars

SAFETEC sistemi en değerli aracı geliştirir

Zafira?nın standart SAFETEC sistemi maksimum güvenlik sağlar. McPherson ön aksi, pantentli torsiyon kirişi arka aksi ve elektronik destek sistemleri ile İnteraktif Sürüş Sistemlerinden birçok yolcu koruma unsuruna kadar uzanır. Standart donanımında sekiz havayastığı, aktif kafalıklar, ISOFIX çocuk koltuğu takımı ve pedalleri önden çarpmada bile ayıran Opel?in patentli Katlanabilir Pedal Sistemi bulunmaktadır. Euro NCAP çarpma testinde yolcu korumada Zafira en yüksek not olan beş yıldızı aldı. Kompakt Van aynı zamanda ideal çocuk ve yaya korumasına sahiptir.

Yeni Zafira ayrıca güvenilirlik ve servis ömründe en yüksek standartları karşılar. Müşteriler çalıştırma masraflarını en aza indirmeye yardım eden yüksek servis aralıklarından faydalanır. Tamamen galvanize gövdesi ve 12 yıllık paslanma garantisi de yüksek değer koruması sağlar. Bunların tümü Opel Zafira?nın uzman Alman dergisi ?Auto Bild?de 2006?da birinci sırayı almasına yardım etti.

Yorumlar: 4 :: Yorumları Oku

Collapse

On Milyonuncu Opel Corsa Eisenachta Üretildi

Gönderen:  yalchınALACA @ Jan 25 2008, 02:26 PM

*ecoFLEX: Düşük CO2 emisyonlu yıldönümü modeli.
*Avrupa?da 550,000 adet yeni Corsa satıldı.

Alman Ekonomi Bakanı Michael Glos ve Alman Thuringia Eyaleti?nin Bakanı Dieter Althaus; aktris Esther Schweins, Eisenach?taki tesislerde on-milyonuncu Opel Corsa üretim bantlarında hazır hale geldiğinde Eisenach üretim merkezindeydiler. Bu özel yıldönümü modeli, Corsa ecoFLEX 1.3 CDTI?dır ve bu model özellikle düşük 119 gram CO2/km emisyon salınımı ile dikkkat çekmektedir.

Eisenach?taki Opel fabrikası, yüksek verimli üretim süreçleri ile, bu eyaletteki en önemli üretim tesislerinden biridir ve Thrungia?daki otomobil ve yan-sanayinin son derece etkileyici bir şekilde yeniden canlanıp güç kazanmasının ardında yatan itici güçtür.

Eisenach?taki fabrika, 1992 yılında üretime başladı. Yeni imalat tesisleri için yapılan 150 milyon-euro yatırımdan sonra, güncel Corsa modeli üzerinde çalışmalar Ağustos 2006?da başladı. Zaragoza?daki İspanyol fabrikasında üretilen modeller ile birlikte, şimdiye kadar yaklaşık 550,000 adet yeni Corsa satışı yapıldı. 2007?de, Almanya?da 79,000 adet yeni trafik kayıtları ile en başarılı süper-mini oldu. İlk olarak, Eylül 2007?de IAA?da otomobilseverlerin beğenisine sunulan Corsa ecoFLEX modeli, düşük yakıt tüketimi ve bunun sonucunda düşük CO2 emisyonları ile dikkat çekiyor.


Yorumlar: 0 :: Yorumları Oku




Powered by Unreal Portal v2.2.0 © 2006 Romsource
Basit Görünüm Tarih : 9th May 2008 - 03:43 PM